penceremden girenler

Hakkımda

..............


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler


Arkadaşlarım


kahkaha
safakk1
bikedigordumsanki
gergin
hicasliyok
Blogcu Yardım
nuriayn
hatiralarlaben
mavikadife
sarksofrasi
sweetycursee
bolahenkk
halimcegunce

toplu kutlama


bayram bayram bayram bayram çikletim ağızların tadııı bayram çikletimm. ne zaman bayram dense ağzımda bu reklam cingılı.
efenim bu bayramı kutlasam diğerinin hatırı kalır. tekmilini kutlayalım. konsantre kutlama olsun. yıl içinde sulandırıp sulandırıp birer kaşık alırız.

ramazan bayramınız
kurban bayramınız
sevgililer gününüz
kadınlar gününüz
23 nisan çocuk bayramınız
19 mayıs gençlik ve spor bayramınız
kabotaj bayramınız
sabotaj bayramınız(var mıydı)
1 mayıs işçi bayramınız
30 ağustos zafer bayramınız
29 ekim cumhuriyet bayramınız
bütün kandilleriniz ve bütün mübarek günleriniz
varsa şükran günleriniz(ne anlamlı bi gün ismi değil mi, keşke hepimizin şükran günleri olsa)

hepsi hepsi hepsi
kutlu olsun
mutlu olsun

sağlıkla, huzurla, mutlulukla, sevdiklerinizle, sevenlerinizle olsun
ağzınızın tadı yerinde olsun her daim. yaşamak güzel olsun her gün.
sevdiklerimiz bayram olsa da olmasa da yakınımızda olsunlar hep.
yaşanan her gün güzel ve kutlanası olsun...






Tarih: 14:58, 18/9/2009 Kategori: gunluk
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

klasik ramazan esprilerini yapmadan hayatta olmaz:)))






Tarih: 08:51, 31/8/2009
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

mağfiret wörkşopu

sevgili sadbeerk. bugün birlikte güzel bir "bağışlama" çalışması yapacağıız. kızgınlığııı sevgiyee dönüştüreceğiiiz.
şimdiii müziğimizi açalım.

tao meditasyon iyidir demi hocam. lan millet okul kantinlerinde taocu sekse sarmışken  ben mao okuyodum, şimdi ben taocu meditasyon yapıyorum. onlar ne yapıyo acaba. hüseyni mi olsaydı yoksa. veya yok yok kızılderililerin bi ilkel müziği olacaktı şuralarda bi yerde. neyse gene tao meditasyona dönelim. adında meditasyon var ne de olsa.

evet, çok güzeel
şimdi yere oturalıım
lotus pozisyonuu
eller dizlerin üstündee
başparmak ve işaret parmağıı birleşik
sakinleşiyoruuz
gelip geçen düşüncelere direnmiyoruuz
akıp gitmelerine izin veriyoruz bir süree
zihnimizi boşaltıyoruz
akışa bırakıyoruz kendimizii
tekrarlıyoruz şimdii

ben sadberk
senin var olma şeklini kabul ediyorum
ve saygı duyuyorum 
benim yaşamımda aldığın rolü onurlandırıyorum
bana öğrettiklerin için sana teşekkür ediyorum
ve seni bağışlıyorum
ve serbest bırakıyorum
hassiiktirr gitt şimdi

öfkee auramızı kirletir sevgili sadberk
bağışlamada öfke yoktuur
baştan başlayalım mıı dilerseniz

ya üffffff
nefret ediyorum işte
ne o öyle mıy mıy mıy
yok onurlandırıyorum da,
yok bağışlıyorum da

eveeet, bir kez daha başlıyoruuz
lotus pozisyonuu
elleri ayarlıyoruuz
gözlerimizi kapatıyoruuz
sessizliğin oluşmasını bekliyoruuz
dinginliği hissediyoruz derindeen
şimdi tekrarlıyoruuz

ben sadberk
senin var olma amacını kabul ediyorum
ve saygı...saygı mı
ne saygısı be
kim yazdı bunu
hofff uhffff pufff

şimmdiii sakince oturuyoruz
lotus pozisyonunu alıyoruz
baş parmağımızı işaret parmağımızla birleştiriyoruz
eller dizlerdee
alabildiğineee gevşek
gözlerimiiiz kapalıı
içimize bakıyoruuz
akıştayıız
şimdi tekrarlıyoruuz

ben sadberk
senin hayatımda üstlendiğin rolü onurlandırıyorum
ve önünde saygıyla eğili...miyorum lan. bu ne. bi de eğilicem mi. ayaklarını da yıkıyım mı

lütfeeennn. sevgili sadberk. yaydığın kızgınlık enerjisini hissedebiliyorum. bu düğümleri çözmek zorundayız
bağışlayıp temizleyerek yolumuza devam etmek zorundayız
bunlar bizim çakralarımızı bloke ediyor. bunlar negatiflerimiz.
auramızı mühürlüyor, evrenin olumlu enerjilerini soğuruyor.
bağışlayarak olumlu enerjilerin bize akmasına izin vermeliyiiz. bağışlama bizim içindir. karşımızdaki insanı onaylamak değildir. kızgınlıklarımız yalnız ve yalnız bize zarar veriiir. ruhu yaradılış amacından uzaklaştırıır. bunu anlamamızı istiyoruum buradaa.

kessene sen sesini buda kılıklı karı
beni kendi halime bıraksan şimdiye gidip ortadan ikiye ayırıp parça pinçik etmiştim. bak ondan sonra ne güzel bağışlardım ben onu. bi ayağımın altına alsam hışırını çıkarsam ondan sonra çok kolay olacak, bu cümlelerin hepsini bi nefeste söyliycem. söz veriyorum.
böyle oturduğum yerden doğru bağışlayamıyorum işte. hadi bırak beni.

sevgili sadbeeerk. şimdi amacımıza odaklanmalıyız. temel niyetimiz blokajlarımızı çözmek, karmamızaa bir borç yükü yaratmak istemiyoruuuz. birini mutsuz ederek, zarar vererek mutlu olamayıız. ve içinde bir yerlerde sen de biliyorsun bunu değil mi. sen ve o diye bişey yok. bu düalizm. sen ben o hepimiz bir'iz ve tanrının suretleriyiz hakikatte. ve yaşamımızda karşımıza çıkan tüm insanları bedenlenmeden önce biz seçtiik, ruhumuzun deneyimlemesi ve tekamülü için. herkes ve herşey birer aynadır ve bize ışık tutarlar. en zor roller hayatımızda öfke ve kızgınlık gibi negatifleri yaşamamıza neden olma görevi verdiklerimizindir. bunu hatırlamak içsel dönüşümümüzün anahtarıdır. hatırlamalıyız. biz seçtik bu deneyimleriii. hatırlayıın bunu.
ve sevgili sadberk, şimdi sakinleşelim.  şimdii siz ve been bir kez daha baştan başlayacağıız.

ohhhfffff

bu defaa uzanarak denememizi istiyoruum
yere uzanıyoruuz
bütün vücudumuzuu gerebildiğimiz kadar geriyoruz
ve sonra bırakıyoruz
gevşiyoruuuz
geçmişin bütün yükünüün
sırtımızdan akıp gittiğini hisssediyoruz
eveeet herşey yolundaa
bütün ağırlığımızı yere bırakıyoruuz
bırakıyoruz yeryüzü taşısın bütün yükümüzüü
ölü pozisyonundayız
sakiiin
dingiiin
eller yanlardaaa
yüksek sesle tekrarlıyoruuz

ben sadberk
senin var olma şeklini kabul ediyorum
yaşamımda aldığın rolü onurlandırıyorum
bana öğrettiklerin için sana teşekkür ediyorum
evet sayende beynimin bi tarafı hasarlı, kimseye güvenmiyorum
kimseyi sevmiyorum sağol
ve seni bağışlıyorum
ve serbest bırakı...mıyorum lan. var mı diyeceğin
affetmiyorum
bağışlamıyorum
saygıyla falan da eğilmiyorum
kul hakkımı da helal etmiyorum
aha bu da sana kapak olsun

ah sevgili sadberk. korkarım bağışlamaya hazır değiliz henüzz.
hazır olduğumuzdaa bağışlayıcı enerjilerimizi hissedeceğiz
ve bileceğiiz. zamanı geldiğinde bağışlayacağıız.

lan sen hala burda mısın buda müsveddesi. bana ermiş havaları yapma.
sen değil miydin geçen sene eski kocanın arabasını ateşe veren
sevgilisinin telefon numarasını da partner arıyorum sitelerine dağıtan
sustum sustum şurama kadar geldin ama heeeee

keh keh keh ama
ama ben bağışladım ve özgürleştim hepsinden sevgili sadberk. güzel ruhlu dostum. siz de bağışlayacaksınız ve özgürleşeceksiniz, buna inanıyorum ve evrene sizin için iyi dileklerimi gönderiyorum.
ve artık gitmeliyim ben
yaratıcı güç ve ışık hep seninle olsun
sevgiyle kal

lan terliğim nerde benim terliğim



Tarih: 09:00, 26/8/2009 Kategori: gunluk
Yorum (9) | Yorum yaz | Bağlantı

kısa kısa kısa kısa...

notlar

*lütfen maddeler arasında ilinti aramayınız ve alıcılarınızın ayarlarıyla oynamayınız.

 

1)  ben elmayı seviyorum diye elmanın da beni sevmesi şart değil evet. ama o elmayı ben ısıra ısıra yiyorum ve bitiriyorum, posasını da çöpe atıyorum. elmanın da bundan bi ders çıkarması lazım değil mi?

2)  alaçatıda deniz yokmuş meğersem. sahilden giderken o sörf yaptıkları yeri ben alaçatı sanıyordum. öyle deniz kenarına konuşlanmış bi yer diyordum kendimce. bu sefer gittik alaçatıya. aaa, deniz yok. görünmüyor bile. ama şirin bi yer. ama deniz yok. çok pahalı butikler var. insan tatile gidip ordan yediyüz liraya neye benzediği bile belli olmayan bi elbise alır mı bilmiyorum ama onlar satıyorlar. deniz yok demiş miydim. bi de şık bir kafenin sokak masasında kahvenin yanında verdikleri fındık büyüklüğündeki çikolatalı kurabiye resmen kömürleşmişti. rengi zaten siyah, anlaşılmaz diye gazlamışlardı sanırsam. garsona söyledim. çoook üzüldü :-P . alaçatıda deniz yok, uzaktan bile görünmüyor demiş miydim. ondört yıldır her yaz çeşme'ye geliyorum ve ben bunu bilmiyorum. hayat beni şaşırtmaya devam ediyor:)))))

3)  salkım salkım selülitleri olan insanlar beyaz mini şortlarla artist gibi salınınca kendisiyle aşırı barışık bi durum oluyor. tamam barışık olmak iyi de. nereye kadar.

4)  herkesin derdi kendine büyük. kimse yav senin derdin de büyükmüş demiyor. kime bişey anlatsan, sen bi de benimkini dinle, seninki de dert mi diyor. sanki dert yarışı yapıyoruz da illa o kazanacak.  öyle bi iddialı. hevesle anlatıyor derdini. aman al, senin olsun madalya. en büyük dert senin, tamam. senin derdin en büyük. al kazandın en dertli kupasını. ne yapacaksan artık..

5)  yetmiş yaşına gelmiş insanlar bile kavga ederken "senin aile terbiyene veriyorum bu terbiyesizliği hüsnü bey" diyebiliyor. pes yani. hangi aile be. kırkküsur yıldır senle aile ya bu adam. bozduysan sen bozdun. ama gene de oğlanın terbiyesine bi bakayım bari yav. ben gelemem öyle yetmiş yaşındaki çaçaron gelinin oğluma "senin aile terbiyen bu" falan demesine. öbür taraftaysam bile gelir ayırırım iki yana ağzını.

6)  Kadınları artı ve eksi yönde sonsuz hafıza ve kayıt gücünde ve erkekleri de ancak ekran açık kalacak kadar ram hafıza ve hard disk kapasitesiyle yaratan ve üstelik bu iki organizma çeşidini birarada yaşamaya memur eden, tamamlayın birbirinizi diyen rabbimin elbet bildiği bişey vardır, değil mi.. vardır vardır..

7)  insanın hormonlusu bile iyi bişey değil. bünye kısa devre yapıyor, bip bip bip erör veriyor, pasif saldırganlık ve agresif mızırdanma yan etkilerin en hafifi. nasıl oluyor demeyin, oluyor işte. yemeyin o kolum kadar hıyarları, şişirilmiş danaları.

8)  bi daha da tatile gidip tatil yapmayı beceremeden gelsem bile masal gibiydi, harikuladeydi, fevkaladenin fevkindeydi, wow resort'un en vip kompleksinde kaldım, çok viptim demeyen nooolsun..

9)  zihninden egzersiz yaptığını düşünürsen gerçekten   yapmışsın kadar kalori harcıyormuşsun ve aynı kas grupları çalışıyormuş.  bu zihin denen şey ne garip lan.

 

 

 

 

 

 

 


Tarih: 09:22, 25/8/2009 Kategori: gunluk
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

size bir soru...

nefret...
insanoğlu iki ana duygu taşırmış esasen
biri sevgi
bir diğeri korku
ve bütün diğer duygular ya sevgiden ya korkudan doğarmış.
demek ki
nefret
sevginin korkudan peydahladığı
sonra ortada bıraktığı piç
bir ucube
anası olan sevgiyi
babası olan korkuyu bilmeden ayrık ve yabanıl büyür nefret
her kötü şey gibi el çabukluğuyla kök salar
arsız sarmaşıklar gibidir
biraz beslemeye görün
sarıverir zihnin ve yüreğin her kıvrımını...

nefret
buz gibi soğuk
ateş gibi yakıcı
aşka en yakın
aşktan en uzak...

 
diyelim. yani yok öyle bişey de, farz-ı mahal.
yıllarca içinizde sakladığınız bir nefret var
karşısında kendinizi yetersiz ve küçük düşmüş hissetmişsiniz
bir tür eziklikle beraber hatırlıyorsunuz hep
bir müzik, bir yer, bir söz, bir isim, minicik bir çağrışımla uyanıyor köşebaşında bekleyen aynı yenilmişlik hissi.
an geliyor
ellerinizi buz kestiriyor
yüreğinizi sıkıyor
karnınızda bir ateş yakıyor
yıllar yılı
yıllar yılı

sonra bir gün
bammmm
önünüze bir fırsat küt diye düşüyor
küt diye
intikam fırsatı
yılların nefretinin acısını çıkarma fırsatı
hırsınızı alma fırsatı
kininizin ateşini söndürme fırsatı
gözleriniz kararıyor
intikam fiziki bir ihtiyaç gibi o an
nasıl tatlı bir titreşim
kaçırılacak gibi değil
neden olmasın
hayatı dağılacak
sevdikleri yüz çevirecek
kimseye anlatamayacak derdini
eni konu heyecanlandırıyor bu sizi
damarlarınıza adrenalin yüklüyor gıdım gıdım
yılları geri alamayacağınızı tabii ki biliyorsunuz
ama onun yüzünde o acıyı izlemek var ya...
o herşeye değecek
gözünüzde canlandırıyorsunuz an be an intikamınızı
hayalinizde işi bitirip üstüne bir keyif sigarası bile yakıyorsunuz
yüreğinizdeki ateş serinliyor biraz
huzur veriyor
rahatlatıyor yüreğinizi
erdem mi
ne erdemi
hayatınızın çok kıymetli yıllarını çaldı o
zehir oldu güzel olması gereken onca zaman
herşey bir eksik oldu hep
ohh olsun işte şimdi
nasılmış can acısı
biraz canı yansın
biraz ağlasın bakalım
hatta çok ağlasın
hep ağlasın
kahrolsun biraz
mahvolsun
düşsün kalkamasın
etrafında bi Allahın kulu kalmasın
fırsat işte böyle karşı konulmaz bir fırsat.

işte bu fırsatı alıp kullanır mıydınız?
yıkmayı hedeflediğiniz hayatın yanında kaçınılmaz birkaçı da yanında sürükleyerek pası gole çevirir miydiniz?

yoksa..yoksa..
önünüzdeki yıllarda da bu intikam fırsatını kaçırdığınıza yanacağınızı bile bile "lanet olsun" diyerek yürür gider miydiniz?

ne yapardınız?


Tarih: 16:05, 24/8/2009 Kategori: gunluk
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->